Genetik kaynaklara ilişkin uluslararası tartışmalar çoğu zaman Amazon Havzası, Afrika tropik ormanları veya Güneydoğu Asya'nın mega-biyoçeşitlilik ülkeleri üzerinden yürütülmektedir. Ancak genetik kaynak yönetişimi konusunda dikkat çekici örneklerden biri de Singapur'dur. Biyolojik çeşitlilik açısından sınırlı kaynaklara sahip olmasına rağmen Singapur, biyoteknoloji, sentetik biyoloji ve genomik araştırmalar alanında dünyanın en gelişmiş merkezlerinden biri hâline gelmiştir.
Bu durum Singapur'un genetik kaynak mevzuatını diğer birçok ülkeden farklılaştırmaktadır. Çünkü Singapur'un yaklaşımı genetik kaynakların korunmasından ziyade, genetik bilginin güvenli ve yenilikçi kullanımını düzenlemeye odaklanmaktadır.
CBD ve Nagoya Protokolü Bağlamı
Singapur, 1993 yılında yürürlüğe giren Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi'ne (CBD) taraftır. Bununla birlikte ülke, genetik kaynaklardan elde edilen faydaların paylaşımını düzenleyen Nagoya Protokolü'ne taraf değildir.
Bu durum hukuki açıdan önemlidir.
Çünkü Singapur'da bugün Brezilya'nın Genetik Miras Kanunu (Law No. 13.123/2015) veya Hindistan'ın Biological Diversity Act 2002 benzeri kapsamlı bir erişim ve fayda paylaşımı (Access and Benefit Sharing-ABS) sistemi bulunmamaktadır.
Bunun yerine ülke daha çok araştırma özgürlüğü, biyoteknoloji yatırımları ve biyogüvenlik yönetimi ekseninde bir politika geliştirmiştir (Lye, 2020).
Biological Agents and Toxins Act (BATA)
Singapur biyoteknoloji mevzuatının temel taşlarından biri 2005 yılında yürürlüğe giren Biological Agents and Toxins Act'tır (BATA).
Bu mevzuat özellikle:
Patojen mikroorganizmalar,
Toksinler,
Genetik olarak değiştirilmiş biyolojik ajanlar,
Laboratuvar biyogüvenliği
konularını düzenlemektedir.
BATA'nın amacı genetik kaynaklara erişimi düzenlemekten çok biyolojik riskleri kontrol altına almaktır.
Özellikle sentetik biyoloji uygulamalarının gelişmesiyle birlikte bu kanun biyogüvenlik yönetişiminin temel araçlarından biri hâline gelmiştir (Government of Singapore, 2005).
Genetic Modification Advisory Committee (GMAC)
Singapur'un biyogüvenlik sisteminde önemli kurumsal yapılardan biri Genetic Modification Advisory Committee (GMAC)'tır.
GMAC bir kanun değildir; ancak ülkedeki genetik modifikasyon faaliyetlerine ilişkin teknik değerlendirme mekanizmasını oluşturmaktadır.
Komite tarafından yayımlanan çeşitli rehberler;
Genetiği değiştirilmiş organizmaların araştırılması,
Kapalı alan deneyleri,
Çevreye salım uygulamaları,
Risk değerlendirmesi
konularında standartlar belirlemektedir.
Özellikle "Singapore Biosafety Guidelines for Research on Genetically Modified Organisms" dokümanı ülkedeki araştırma kuruluşları tarafından yaygın şekilde kullanılmaktadır (GMAC, 2023).
Parks and Trees Act ve Biyoçeşitlilik Koruma
Genetik kaynaklarla doğrudan ilgili olmasa da Singapur'un biyolojik çeşitlilik yönetiminde önemli rol oynayan mevzuatlardan biri Parks and Trees Act'tır.
Bu düzenleme doğal alanların, koruma bölgelerinin ve belirli türlerin korunmasını sağlamaktadır.
Özellikle Singapur'un küçük yüzölçümüne rağmen kent içi biyolojik çeşitliliği koruma stratejisinin temel hukuki araçlarından biridir (NParks, 2022).
Bu durum genetik kaynakların korunması açısından dolaylı önem taşımaktadır. Çünkü genetik kaynakların korunmasının ön koşulu habitatların korunmasıdır.
Wildlife Act
Wild Animals and Birds Act olarak bilinen mevzuat da Singapur'un biyolojik çeşitlilik koruma sisteminin önemli parçalarından biridir.
Bu mevzuat yabani türlerin toplanması, ticareti ve kullanımı üzerinde çeşitli kısıtlamalar getirmektedir.
Dolayısıyla bazı yerel biyolojik materyallerin araştırma amaçlı kullanımı bu düzenlemelerle ilişkilendirilebilmektedir.
Dijital Biyoloji ve DSI Tartışmaları
Singapur'un genetik kaynak mevzuatında en dikkat çekici özelliklerden biri dijital biyolojiye verdiği önemdir.
Ülke, Genome Institute of Singapore ve Agency for Science, Technology and Research (A*STAR) gibi kurumlar aracılığıyla genomik araştırmalara büyük yatırım yapmaktadır.
Bu nedenle Singapur, CBD kapsamında son yıllarda yoğun biçimde tartışılan Dijital Dizi Bilgisi (Digital Sequence Information-DSI) konusunu yakından takip etmektedir.
Özellikle DNA dizilerinin dijital ortamda paylaşılması ve sentetik biyoloji uygulamalarında kullanılması, gelecekte klasik genetik kaynak mevzuatlarının yeniden şekillenmesine neden olabilir.
Singapur Modelinin Temel Özelliği
Singapur modeli üç temel ilke üzerine kuruludur:
1.Araştırma ve inovasyonu teşvik etmek,
2.Biyogüvenlik risklerini yönetmek,
3.Uluslararası biyoteknoloji yatırımlarını çekmek.
Bu nedenle Singapur'un sistemi genetik kaynakların mülkiyetinden çok biyoteknolojik kullanımının yönetişimine odaklanmaktadır.
Bu yaklaşım onu Brezilya, Hindistan veya Endonezya gibi genetik kaynak zengini ülkelerden ayırmaktadır.
Türkiye İçin Çıkarımlar
Türkiye, Singapur'dan çok daha zengin biyolojik çeşitliliğe sahip olmasına rağmen biyoteknoloji ekosistemi açısından farklı bir aşamadadır.
Bu nedenle Singapur örneği Türkiye açısından önemli bir soru ortaya koymaktadır:
Genetik kaynakların korunmasına yönelik mevzuat geliştirmek yeterli midir, yoksa bu kaynakları bilimsel bilgiye, patente ve biyoteknolojik ürüne dönüştürecek araştırma ekosistemini de oluşturmak gerekir mi?
yüzyılda genetik kaynakların değeri yalnızca biyolojik materyalin kendisinden değil, bu materyalden üretilen bilgiden kaynaklanacaktır.
Sonuç
Singapur'un genetik kaynak yönetişimi modeli klasik erişim ve fayda paylaşımı sistemlerinden farklıdır. Ülke, biyolojik çeşitlilik korumasını sürdürürken aynı zamanda biyoteknoloji ve sentetik biyoloji alanlarında küresel bir inovasyon merkezi olmayı hedeflemektedir.
Bu nedenle Singapur örneği, geleceğin genetik kaynak mevzuatının yalnızca koruma hukukundan değil; biyogüvenlik, dijital biyoloji, sentetik biyoloji ve inovasyon politikalarından oluşan çok katmanlı bir yönetişim sistemine dönüşeceğini göstermektedir.
Kaynakça (APA 7)
Genetic Modification Advisory Committee (GMAC). (2023). Singapore Biosafety Guidelines for Research on Genetically Modified Organisms.
Government of Singapore. (2005). Biological Agents and Toxins Act (Chapter 24A).
Lye, L. H. (2020). Biodiversity conservation and access and benefit-sharing in Singapore. Asian Biotechnology and Development Review, 22(1), 35–52.
National Parks Board (NParks). (2022). Singapore Nature Conservation Masterplan.
Singapore Statutes Online. (2024). Parks and Trees Act.
Singapore Statutes Online. (2024). Wild Animals and Birds Act.
Convention on Biological Diversity. (1992). Convention on Biological Diversity.
Secretariat of the Convention on Biological Diversity. (2024). Digital Sequence Information on Genetic Resources: Technical and Policy Developments.
Adem Bilgin