21. yüzyılın en büyük çevresel sorunlarından biri yalnızca doğal alanların kaybı değil, aynı zamanda bozulan ekosistemlerin yeniden işlevsel hâle getirilmesi gerekliliğidir. Sulak alanların kurutulması, ormanların parçalanması, nehir sistemlerinin bozulması, meraların tahrip edilmesi ve kıyısal habitatların kaybı dünya genelinde ekolojik sistemlerin dayanıklılığını azaltmaktadır. Bu nedenle günümüzde çevre politikalarının odağı yalnızca korumadan restorasyona doğru kaymaktadır.
Ancak restorasyonun önünde önemli bir soru bulunmaktadır:
Bozulmuş ekosistemlerin onarılması için gerekli finansman nereden sağlanacaktır?
Ekolojik restorasyon yalnızca çevresel bir faaliyet değildir; aynı zamanda önemli bir ekonomik yatırım alanıdır. Bir sulak alanın yeniden canlandırılması, bir ormanın rehabilitasyonu veya bir nehir sisteminin doğal akışına kavuşturulması ciddi mali kaynaklar gerektirmektedir. Bu nedenle restorasyonun başarısı büyük ölçüde sürdürülebilir finansman mekanizmalarının geliştirilmesine bağlıdır.
Birleşmiş Milletler Çevre Programı'na (UNEP) göre küresel ölçekte doğa restorasyonu hedeflerine ulaşılabilmesi için yıllık restorasyon yatırımlarının mevcut seviyelerin yaklaşık üç katına çıkarılması gerekmektedir (UNEP, 2021). Benzer şekilde Dünya Ekonomik Forumu, biyolojik çeşitlilik kaybının durdurulması ve ekosistemlerin onarılması için 2030 yılına kadar her yıl yüz milyarlarca dolarlık ek finansman açığı bulunduğunu belirtmektedir (WEF, 2023).
Bununla birlikte restorasyon harcamalarının yalnızca maliyet olarak değerlendirilmesi yanıltıcı olabilir.
Çünkü restorasyon projeleri aynı zamanda ekonomik getiri üretmektedir. Yapılan çalışmalar, restorasyon yatırımlarına harcanan her 1 doların ekosistem hizmetleri, afet risklerinin azalması, karbon depolama ve ekonomik faaliyetlerdeki artış yoluyla 7 ila 30 dolar arasında toplumsal fayda sağlayabildiğini göstermektedir (Ding et al., 2017).
Örneğin bir sulak alan restorasyonu yalnızca kuş türlerinin korunmasını sağlamaz. Aynı zamanda taşkın kontrolüne katkı sunar, yeraltı suyu beslenmesini destekler, karbon depolama kapasitesini artırır ve ekoturizm gelirleri yaratabilir.
Bu nedenle günümüzde restorasyon finansmanı giderek daha fazla "yatırım" perspektifiyle ele alınmaktadır.
Restorasyon Finansmanının Temel Kaynakları
Ekolojik restorasyonun finansmanı genellikle beş temel kaynaktan sağlanmaktadır.
Birinci kaynak kamu bütçeleridir.
Birçok ülkede restorasyon projeleri merkezi hükümetler veya yerel yönetimler tarafından finanse edilmektedir. Özellikle milli parklar, sulak alanlar ve orman ekosistemleri kamu yatırımlarının önemli hedefleri arasında yer almaktadır.
İkinci kaynak uluslararası fonlardır.
Global Environment Facility, Green Climate Fund, World Bank ve çeşitli Avrupa Birliği programları restorasyon projeleri için önemli finansman sağlamaktadır.
Son yıllarda özellikle AB Restorasyon Gündemi ve Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında milyarlarca avroluk kaynak restorasyon faaliyetlerine yönlendirilmektedir.
Üçüncü kaynak özel sektör yatırımlarıdır.
Şirketler giderek daha fazla doğa pozitif yatırım stratejileri geliştirmektedir. Özellikle karbon nötrlük hedefleri doğrultusunda restorasyon projeleri özel sektörün ilgisini çekmektedir.
Dördüncü kaynak karbon piyasalarıdır.
Ormanlar, sulak alanlar ve kıyısal ekosistemler karbon depolama kapasitesine sahiptir. Bu nedenle restorasyon projeleri karbon kredisi üretebilmekte ve finansman yaratabilmektedir.
Özellikle son yıllarda "mavi karbon" ve "doğa temelli çözümler" kavramlarının önemi artmaktadır.
Beşinci kaynak ise yenilikçi finansman mekanizmalarıdır.
Yeşil tahviller, sürdürülebilirlik tahvilleri, ekosistem hizmetleri ödemeleri ve biyolojik çeşitlilik kredileri geleceğin restorasyon finansmanı araçları arasında görülmektedir.
Restorasyon Finansmanında Yeni Paradigma
Son yıllarda uluslararası çevre politikalarında önemli bir zihniyet değişimi yaşanmaktadır.
Eskiden doğa koruma çoğu zaman ekonomik büyümeye alternatif bir faaliyet olarak görülüyordu. Günümüzde ise sağlıklı ekosistemlerin ekonomik sistemlerin temel altyapısı olduğu giderek daha fazla kabul edilmektedir.
Dünya Ekonomik Forumu'nun analizlerine göre küresel ekonomik çıktının yaklaşık yarısı doğrudan veya dolaylı olarak doğaya bağımlıdır (WEF, 2020).
Dolayısıyla restorasyon yalnızca çevre politikası değil; aynı zamanda ekonomik güvenlik, gıda güvenliği ve iklim güvenliği politikasıdır.
Türkiye İçin Fırsatlar
Türkiye açısından restorasyon finansmanı önemli fırsatlar sunmaktadır.
Sulak alan restorasyonu, havza rehabilitasyonu, mera iyileştirme çalışmaları, kıyısal ekosistemlerin korunması ve orman restorasyonu alanlarında uluslararası finansman olanakları giderek artmaktadır.
Özellikle karbon piyasalarının gelişmesi, doğa temelli çözümler yaklaşımının yaygınlaşması ve biyolojik çeşitlilik finansmanının küresel gündemde ön plana çıkması Türkiye için yeni yatırım alanları yaratabilir.
Ayrıca dijital teknolojilerin kullanımı da finansman süreçlerini dönüştürmektedir. Uydu görüntüleri, coğrafi bilgi sistemleri, uzaktan algılama teknolojileri ve yapay zekâ destekli izleme sistemleri sayesinde restorasyon projelerinin etkileri daha güvenilir şekilde ölçülebilmektedir. Bu durum yatırımcıların ve finans kuruluşlarının restorasyon projelerine olan güvenini artırmaktadır.
Sonuç
Ekolojik restorasyon artık yalnızca çevrecilerin gündemi değildir. Finans kuruluşlarının, yatırımcıların, kamu kurumlarının ve kalkınma planlamacılarının da gündemindedir.
Çünkü doğanın bozulmasının ekonomik maliyeti giderek artarken, doğanın onarılmasının ekonomik getirisi de daha görünür hâle gelmektedir.
yüzyılın en önemli kalkınma sorularından biri belki de şudur:
Gezegenin doğal sermayesini tüketerek mi büyüyeceğiz, yoksa onu yeniden inşa ederek mi kalkınacağız?
Ekolojik restorasyon finansmanı, bu soruya verilen ikinci cevabın ekonomik altyapısını oluşturmaktadır.
Kaynakça
Ding, H., Faruqi, S., Wu, A., Altamirano, J. C., Ortega, A. A., Verdone, M., & Chazdon, R. (2017). Roots of Prosperity: The Economics and Finance of Restoring Land. World Resources Institute.
International Union for Conservation of Nature (IUCN). (2021). Nature-based Solutions and Restoration Finance.
United Nations Environment Programme (UNEP). (2021). State of Finance for Nature 2021.
World Economic Forum (WEF). (2020). Nature Risk Rising: Why the Crisis Engulfing Nature Matters for Business and the Economy.
World Economic Forum (WEF). (2023). Financing Nature Positive Transitions.
Adem Bilgin